Sabah nalbura gidiyorsunuz, geçen ay 50 TL olan silikon olmuş 85 TL. Benzinliğe giriyorsunuz, deponun dolma maliyeti katlanmış. Markete giriyorsunuz, peynirin fiyatı her hafta değişiyor. Peki, bir müşteriye fiyat verirken hala geçen seneki "işçilik ücretini" mi söylüyorsunuz?
Eğer cevabınız "Evet" veya "Sadece çok az artırdım" ise, üzülerek söylüyoruz ki; her geçen gün fakirleşiyorsunuz. Pek çok usta, malzeme fiyatlarını müşteriye yansıtırken, kendi el emeğine zam yapmaya çekiniyor. "Müşteri kaçar", "Çok pahalı derler" korkusuyla kendi kazancından yiyor. İşte bu korkuyu yenmeniz ve emeğinizi enflasyona ezdirmemeniz için yapmanız gerekenler.
Bir tesisatçı, bir elektrikçi veya bir boyacı; sadece "zamanını" satmaz. Siz bilginizi, tecrübenizi ve sağlığınızı satıyorsunuz. Malzeme fiyatı arttığında müşteri buna ses çıkarmaz çünkü "Piyasa böyle" der. Ancak işçilik söz konusu olduğunda pazarlık yapmaya çalışır.
Burada düşülen tuzak şudur: Usta, toplam fiyat çok şişmesin diye malzemeye gelen zammı sineye çeker ve kendi işçiliğini sabit tutar. Sonuç? Geçen sene bir işçilikle 10 kilo et alabiliyorken, bugün aynı eforla 5 kilo et alabiliyorsunuz. İş aynı, yorgunluk aynı ama alım gücünüz yarı yarıya düşmüş. Bu sürdürülebilir bir durum değildir.
Zam yapmak konusunda vicdan azabı çekmeyin. Fiyat güncellemek, aç gözlülük değil, işletmenizi ayakta tutma mücadelesidir. Kendinize şu soruları sorun:
Eğer giderleriniz %50 arttıysa, işçiliğinizin de en az %50 artması matematiksel bir zorunluluktur. Aksi takdirde, aslında bedavaya çalışıyor olursunuz.
En büyük korku budur: "Fiyatı artırırsam kimse iş vermez."
Gerçek ise şudur: Ucuz olduğunuz için sizi tercih eden müşteri, sizi değil, ucuzluğu seviyordur. O müşteri en ufak bir fiyat artışında zaten sizi terk edecektir.
Fiyatlarınızı güncellediğinizde belki 10 müşteriden 2'sini kaybedersiniz. Ancak kalan 8 müşteri size hakkınızı veriyorsa, günün sonunda hem daha az yorulmuş hem de aynı parayı (hatta daha fazlasını) kazanmış olursunuz. Bırakın, ucuza iş arayanlarla "hayır diyemeyen" ustalar uğraşsın.
Fiyatı söylerken mahcup olmayın, savunmaya geçmeyin. Profesyonel bir duruş sergileyin. İşte kullanabileceğiniz bazı kalıplar:
Yanlış İfade: "Abla valla her şey çok pahalandı, ben de mecburen biraz zam yaptım, kusura bakma." (Özür diliyor, güvensiz duruyor.)
Doğru İfade: "Efendim, kullandığımız ekipmanların maliyeti, ulaşım giderleri ve piyasa şartlarındaki genel artış nedeniyle hizmet bedellerimizi güncelledik. Size aynı kalite ve garantide hizmet verebilmek için yeni fiyatımız budur." (Kendinden emin, profesyonel.)
Kafanıza göre fiyat belirlemek yerine, şu 3 göstergeyi takip edin:
Elinizdeki zanaat, marketten alınan bir ürün değil; yılların birikimidir. Bir doktor muayene ücretini artırdığında, bir avukat danışmanlık ücretini güncellediğinde kimse yadırgamıyor. Siz de bir uzmansınız.
Emeğinize saygı duyun ve fiyatınızı söylerken sesiniz titremesin. Çünkü siz hakkınız olanı istiyorsunuz, fazlasını değil.